Müminlerin Asıl YurduCENNET yer kadar olan cennete (kavuşmak için) yarışın; o, muttakiler için hazırlanmıştır." Al-i İmran Suresi, 133 Birçok kimsenin hayalinde
cennet, bulutların içinde, bir sis perdesinin ardında, beyaz
rengin hakim olduğu, aydınlık, fakat puslu bir rüyalar
alemidir. Cennete girmeye hak kazanan insanlar ise yüzlerinde saf bir
tebessüm ve uykulu gözlerle bulutların üstünde uçuşan ve
bununla mutlu olan insanlardır. Bazı kişilere göre ise
yalnızca yeşilliğin, kırların ve çayırların
bulunduğu, kuzuların otladığı, insanların ağaçların
altında oturup önlerinden akan dereleri seyrettikleri yeşilliklerdir.
Bu cahilce anlayışa göre cennet, her ne kadar huzurlu, sakin, güvenli
de olsa, sonsuz bir hayat düşünüldüğünde monoton ve sıkıcı
bir yer olarak düşünülmektedir. Dikkat edilirse bu çarpık inanca sahip olanları inkarcı değil, "gaflet ehli" olarak tanımladık. Çünkü inkarcının zaten, çarpık veya normal herhangi bir ahiret inancı yoktur. Gafletteki insan ise kendini Müslüman olarak görebilir. Ahiretin, cennetin, cehennemin varlığını da hiç düşünmeden, çevresinden duyduğu şekliyle kabul edebilir. Fakat böyle bir iman, Kurani bir bilinç, sağlam bir tefekkür ve manevi bir derinliğe dayanmadığı için ufak bir farklı düşünce, fitne, vesvese ya da şüphede sarsılıp, kolaylıkla yıkılabilir. Müslümanlığı bir namus meselesi veya bir ulus ya da aile geleneği şeklinde algılayan ve kendilerini inançlı bir insan olarak gören pek çok kimsenin durumu da bundan farklı değildir. Ayetlerde bu sapkın anlayışa sahip insanlar hakkında pek çok örnekler verilmiştir. Bu tür kimseler, Kuran'da "kesin bilgiyle inanmayanlar", "Allah'a bir ucundan kulluk edenler" ve "kalplerinde hastalık olanlar" şeklinde tanımlanırlar. İnkarın insanlar arasında yaygınlaşmasını ve Kuran'da anlatılan gerçeklerden uzaklaşmalarını arzu eden bir kısım inkarcılar da, toplumda yaygın olan bu tür çarpık ahiret anlayışlarını, özellikle de cennet hakkındaki ilkel bakış açılarını derleyip, din ve Müslümanlar aleyhinde kullanırlar. Bu kişiler kıyamet, cennet, cehennem gibi konuları, toplum içinde yaygın olan kanaatler doğrultusunda, ilkel ve batıl kalıplara sokarak bir alay ve eğlence konusu haline getirirler. İnsanları Kuran ahlakından uzaklaştırmak için Müslümanları, sonsuz hayatları için yukarıda tarif ettiğimiz şekilde bir cennet beklentisiyle mutlu olan küçük ve basit zevklere sahip, estetik, sanat, zenginlik, ihtişam, teknoloji, konfor, refah, lüks gibi kavramlardan habersiz, yeme, içme, cinsellik, giyinme, eğlenme gibi konulardaki zevkleri belli sınırlarda olan dar kalıpları aşamayan, geri kalmış kimseler olarak lanse ederler. Bu suretle insanları İslam'dan ve Müslümanlardan mümkün olduğunca soğutmaya çalışırlar. Halbuki bu düşünceler, toplum içinde hakim olan yanlış anlayışlara, geleneklerden gelen çarpık düşünceleri yansıtmaktadır. Çünkü Allah'ın Kuran'da inanan kullarına vaat ettiği cennet, insan aklının kavramakta zorlanacağı bir güzelliğe sahiptir. Kitabın ilerleyen bölümlerinde de Kuran ayetleri doğrultusunda inceleyeceğimiz gibi, cennet inkarcıların bu yakıştırmalarından çok uzaktır. Ahiret de, inkar edenlerin zihinlerinde canlandırdıkları ve kendi akılsızlıklıklarının ürünü olan ilkel düşüncelerinin çok ötesindedir. Ancak asıl önemli olan Allah'ın varlığına ve ahiret gününe iman ettiklerini söyleyip, inkar edenlerinkine benzer cennet, cehennem ve ahiret anlayışlarına sahip insanların varlığıdır. Şu iyice bilinmelidir ki, Kuran'dan habersiz, kulaktan dolma, "atalarından gördüğü" bir dine uyan kimsenin dini ne kadar bu gerçeği kendine kondurmak istemese de gerçek İslam dini değildir. İnsanların ürettikleri, yıllardan beri süregelen çarpık düşüncelerin şekillendirdiği farklı bir dindir ve bu din de İslam aleyhinde propaganda yürüten inkarcılar tarafından Müslümanların aleyhinde kullanılmaktadır. Bu dini gerçek İslam gibi göstererek, İslam'a yönelik asılsız iddialarda ve saldırılarda bulunmaktadırlar. Cennet dünyaya çeşitli yönlerden
benzemekle birlikte dünyanın kat kat daha üstün, kusursuz ve
eksiksiz olanıdır. Üstelik ölümden sonra insanı bekleyen
iki sonuçtan biridir ve hiç şüphesiz bunun elde edilmesi için büyük
bir uğraş gerekmektedir. O halde kişinin yapması
gereken, samimi bir kalple Rabbine teslim olması, sahip olduğu tüm
batıl inançları terk edip Kuran ayetlerini eksiksizce yaşaması
ve tüm hayatını Allah'ın razı olacağı
şekilde geçirmeye çalışmasıdır. Aynı
zamanda cennetin varlığı ile ilgili düşüncelerini de
iyice netleştirmeli ve Kuran ayetlerinde cennet hakkında
bildirilen doğru bilgileri bir an önce öğrenmelidir.
|