İslâmda Kazancın (Kesbin) Önemi
İslâmda kazanç (geçim
sağlama) alanına atılmak, aslında ilim gibi bütün
müslümanlar için pek önemli bir görevdir. Bir hadis-i şerifde şöyle
buyurulmuştur:
"Çalışarak
kazanç sağlama yollarını aramak, müslüman olan her erkek ve
kadın için bir farzdır."
Çünkü her müslüman, yükümlü
olduğu görevleri kazanç sayesinde yerine getirebilir. Bu görevlerin
yapılması kuvvet ve sağlığa bağlıdır.
Kuvvet ile sağlık da gıdaya ve diğer ihtiyaçlara
bağlıdır. Bunlar da ancak kazançla
sağlanabilirler. Onun için kazanç alanına atılmak önemli bir
görevdir, bir farzdır. Şöyle ki:
Herhangi
bir müslüman kendi nefsini ve geçimleri üzerine gerekli olan kimseleri
geçindirmeye ve borçlarını ödemeye yetecek kadar helaldan kazanmakla
yükümlüdür, bu bir farzdır. Bir hadis-i şerifde
buyurulmuştur:
"Her
müslüman üzerine helali aramak vacibdir."
Fakirlere
yardım, düşkünlere iyilik etmek için yetecek miktardan fazla kazanç
sağlamak memduhtur (iyidir). Böyle bir kazanç nafile ibadetten daha
faziletlidir. Çünkü bunun yararı başkalarına dokunur.
Geniş
bir dirliğe ermek ve fazla nimetlenmek için daha fazla kazanç
sağlamak mübahtır. Bir hadis-i şerifde buyurulmuştur:
"Salih (iyi ve dürüst) insan
için, yararlı mal ne güzeldir."
İnsanlara
karşı büyüklenmek ve övünüp gururlanmak için yapılan kazançlar
haramdır. Helal yoldan kazanılmış olması fark etmez. İnsanlara
karşı serveti ve mevkl ile çalım satan kimseler âhirette Yüce
Allah'ın gazabına uğrayacaklardır.