|
EBÜ HÜREYRE'DEN NURLU ÖĞÜTLER |
|
Ebû Hüreyre Hazretleri (r.a.) sahabe-i kiramın büyüklerinden
ve alimlerindendir. En çok hadis rivayet eden altı sahabeden
birisidir. Ebû Hüreyre'nin öğütlerinin kaynağı Resul-1
Ekrem Efendimizdir. Bunun için bütün öğütlerin içinde
genellikle bir hadis-i şerif mevcuttur. İslâm âdâb ve ahlâk tarihinde ilk "ey oğul"
geleneğini müstakil bir kitap halinde başlatan İmam Gazali
Hazretleridir. Gazalî'nin "Eyyühe'l-veled" adıyla yayınlanan
ve "Ey oğul!" şeklinde tercüme edilen bu eserinin çeşitli
baskı ve tercümelerinde Ebû Hüreyre'den bu mânâda öğütler
nakledilmektedir. Bu hususta kaynak İmam-ı Gazali Hazretleridir. Allah için iyilik et Ey oğul! Sakın iyiliği elden koma. Her kime iyilik
edersen, Allah için et ki, Allah katında makbul olsun. Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: "Yâ Ebâ Hüreyre! Allah'a Cebrail gibi ibadet etmiş
olsan bile, mü'minleri Allah için sevmedikçe ve münafıklara Allah
için buğzetmedikçe kabul etmez." Misafire ikram et Ey oğul! Her ne yaparsan Allah için yap, misafire ikram eyle. Zira
bu Cennet anahtarıdır. Peygamberimize salavat getir Ey oğul! Kıyamet günü Arşın gölgesinde oturup mahşerin
dehşetinden emin olmak istersen, Peygamberimize salavat getirmeye
devam et. Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: "Yâ Ebâ Hüreyre! Mahşerde Arşın gölgesinde
benimle beraber bulunup musafaha etmek istersen, bana günde yüz defa
salavat getir. Mahşerde benim havuzumdan içmek istersen, mü'min
kardeşinle üç günden fazla küsülü durma. Şarap içenden ve
haram yiyenden kendini uzak tut." İlim tahsil et Ey oğul! İlim tahsil etmeye çalış. Elinden geldiği
kadar gayret et. Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: "Yâ
Ebâ Hüreyre! Dünyada vücudun sağken ilim öğren ve ilminle
amel eyle ki, öldükten sonra sana fayda versin. İlim maldan hayırlıdır.
Mal dünyada kalır. Ellere bırakırsın, âhirette ise
hesabını sen verirsin." Resulullah (a.s.m.) bir hadiste şöyle buyurmuştur:
"Beşikten mezara kadar ilim öğrenmeye çalışınız."
Yani çocukluktan ihtiyarlığa kadar ilme çalış. Alış verişte yalan söyleme Ey oğul! Alış verişinde yalan söyleyene Hak Taâla
rahmet gözüyle bakmaz. Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
"Cenab-ı Hak yarın kıyamet gününde üç kişiye
rahmet gözüyle bakmaz: Birisi, fazla satış yapmak için yalan
söyleyen; ikincisi, olur olmaz herşey için yemin eden; üçüncüsü,
fazla suyu olduğu halde susuz kimseye su vermeyen adam." Sattığını geri al Ey oğul! Sattığın birşeyi alan kimse pişman
olup geri getirirse, onu al. Allah, sana bunun on katını ihsan
eder. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: "Bir
kimseye birşey satarsanız, pişman olup geri getirirse alın.
Allah böyle yapan kimseden razı olur, o şey zarar getirmez,
fayda verir." Ölçü ve tartıda hile yapma Ey oğul! Ölçü ve tartıda hile yapanları Kur'ân-ı
Kerim Cehennemle tehdit etmektedir. Sattıkları şeyi eksik
verenler fazla kazandıklarını sanarlar. Halbuki, bu onların
zararınadır. Âhiretteki azabından başka, hilekârlıkları
anlaşıldıkça müşteri bir daha gelmez. Fazla aldıkları
kendilerine kalmaz. Belâ ve felâkete uğrarlar ve cereme verirler.
Bu çok defa görülmüş ve tecrübe olunmuştur. Emanete riayet et Ey oğul! Emaneti güzelce muhafaza et ve yerine getir ki, Kıyamet
günü korktuğundan emin olasın. Hazret-i Musa Cenab-ı Hakka münacatında, "Yâ
Rabbi, bir kulun emaneti güzelce yerine getirirse Sen ona ne mükâfat
verirsin?" Allah Azze ve Celle "Yâ Musa, Ben emaneti güzelce
yerine getiren kulumu Kıyamet gününde korktuğundan emin edip
Cennete koyarım" buyurdu. Rızkının az olduğuna üzülme Ey oğul! Rızkının az olduğuna kederlenme,
sabret. Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: "Allah bir kuluna rızkı az verse, o da
bundan sızlanıp şikâyet etmeyerek sabretse, Cenab-ı
Hak o kul ile meleklerine iftihar eder: "Ey benim meleklerim! Sizler şahit olunuz, bu
kulumun her lokmasına bedel, Cennet-i âlâda bir köşk ve bir
derece ihsan eyledim. Dünyada verdiğim nimetlere kanaat edip
sabrettiği için bu dereceye ulaştırdım." İnsanlarla iyi geçin Ey oğul! Halka güleryüz göster. Ters suratlı olma. Cömert ol. Kalbin kati olmasın. İnsanlarla iyi geçin ki, seni sevip dâima beraber
olsunlar. Öldüğün vakit acıyıp ağlasınlar. Dua
edip daima iyiliğini söylesinler. Selâm ver Ey oğul! Ne zaman ki, bir mü'min kardeşine rastgelirsen ona
selâm ver. Peygamberimiz (a.s.m.) bir çocuğa bile rastgelse selâm
verirdi. Bir mü'mine "Selâmün Aleyküm" diyene on
sevap, "Selâmün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü"
diyene ise otuz sevap yazdır. Aceleci olma Ey oğul! Hiçbir işinde acele etme. Zira acele şeytan işidir.
Ancak beş yerde acele etmek lâzımdır: 1. Evine misafir gelince önüne yemek getirmekte. 2. İnsanlık hali, bir günah işleyince
tevbe etmekte. 3. Namazın vakti girer girmez kılmakta. 4. Kızını ve oğlunu vakti geldiğinde
evlendirmekte. 5. Ölüyü defnetmekte. Acelede çok zarar vardır. İyice düşünmeden
yapılan işlerde çok zaman, hata ve yanlışlık
olur. Sonra onu düzeltmek mümkün olmaz. Onun için işini iyice düşün,
sonra yap. Günah işlemekten kork Ey oğul! Günah işlemekten kork. Bilhassa şu iki günahtan
çekin. 1. Emrin ve idaren altındakilere zulmetmek. 2. Din yolunda hain olmak. Bir kimse günah işlemeyi niyet eder de sonra vazgeçerse,
Allah Teâla ona Cennette bir köşk yapar. Hatırına günah
işlemek gelirse Allah'ı düşünüp bundan vazgeç. Sana kötülük
yapan kimseye karşı iyilikte bulun. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: "Size zarar veren kimseye iyilikle mukabele edin. Hiç
kimsenin ayıbını yüzüne vurup başına kakmayın.
Size zulmedenin suçunu bağışlayıp affedin. Böyle
yaparsanız mükâfatınız Cennettir." Doğruluktan ayrılma Ey oğul! Eğer rızkının helâl olmasını
istiyorsan, her iş ve hizmetinde güzellikten ve doğruluktan ayrılma. Erken kahvaltı yap Ey oğul! Sabah erkenden bir şeyler ye. Erkenden kahvaltı
yapmanın dört faydası var: 1. Ağız kokusunu giderir. 2. Su içersen zarar vermez. 3. Bir yere gitsen karnın tok olur. 4. Kimsenin lokmasına bakmazsın. Az ye Ey oğul! Yemeği az ye. Bunun faydası, suyu az içirir, az
uyutur. Çok yemek vücuda gevşeklik verir, mideyi yorar, suyu çok içirir. Gıybet etme Ey oğul! Gıybetten, insanların arkasından konuşmaktan
sakın. Bir kimseyi gıybet edersen onun günahını üzerine
almış olursun, sevabın da ona gider. Bir kimse gıybet
edilmesine engel olursa Cenab-ı Hak ondan yetmiş türlü âfet
ve belâyı uzaklaştırır. Yalan yere yemin etme Ey oğul! Sakın yalan yere yemin etme. Neslin kesilir. Kendini
müttakki göstermeye çalışma. Riyakârlık yapma. Sende olmayan bir şeyi var diye kendi kendini mahcup
etme. Daima güzel ve doğru söyle. Sözünde sâdık
ol. Sâdık insanlar Cennete gider. Dilini kötü sözlere alıştırma. Cimrilikten sakın Ey oğul! İki çirkin huydan sakın: Cimrilik ve kıskanma.
Asıl cimrilik, ilim, erkân, edep ve sanat öğrenmen için gelen
kimseye bunları öğretmemektir. Para ve maldaki cimrilik bundan
sonra gelir. Peygamberimiz (a.s.m.) "Cimri kimse zâhid de olsa
Cennete giremez" buyurmuştur. Kıskanma: Bir kimsenin sahip olduğu mal, mülk
ve ilminin gitmesini istemektir. Peygamber Efendimiz (a.s.m.), "Ateş odunu yiyip
bitirdiği gibi, haset de iyilikleri giderir" buyurmuştur. Riyadan sakın Ey oğul! Bir kimse insanlar görsün, bana iyi adam desinler diye
namaz kılar, oruç tutar, iyilikte bulunursa riya işlemiş
olur. Riya ise küçük şirktir. Tövbe etmedikçe affolunur günahlardan
değildir. Hiç kimseye zulmetme Ey oğul! Hiç kimseye zulmetme. Zulüm üç kısımdır: 1. İdaren altında bulunanlara eza ve cefa etmek. 2. Allah'a âsi olmak. 3. Zulme yardım etmek. Bu üç sıfat kimde bulunursa tam bir zâlim olur, zâlimlerin
yeri de Cehennemdir. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:
"Her kimde şu üç sıfat bulunmazsa o adam Cennetliktir:
Kibir, haset ve hainlik." Musibete sabret Ey oğul! Her musibete karşı sabret. Baş kesilince vücut
nasıl helak olursa, sabır gidince de din ve ahlâk ölür. Sövme, lanet etme Ey oğul! Hiç kimseye sövme ve lanet etme. Resulullah (a.s.m.) şöyle buyurmuştur. "Ya Ebâ Hüreyre! İnsanlara sövme. Onlar da
babana ve anana söverler. Halka lanet etme. Eğer o lanete müstehak
değilse, ettiğin lanet dönüp sana gelir. Hayvanlara da lanet
etme, melekler de sana lanet ederler. İyiliği tavsiye et, kötülüklerden
sakındır. Elinden gelirse halkı fena işlerden çevir
ki, Cenab-ı Hak kalbini nurla doldursun." İhlâs Sûresini oku Ey oğul! Evine girerken İhlâs Sûresini oku. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) , "Her kim evine girdiği
zaman İhlâs okursa fakirlik görmez" buyurdu. Süheyl bin Sad Resulullaha (a.s.m.) fakirlikten dert yandı.
Cenab-ı Resul ona şöyle buyurdu: "Ey Süheyl evine girdiğin zaman selâm ver.
Ondan sonra kırk defa İhlâsı oku." Hz. Süheyl buna devam etti, az vakit içinde çok nimet
buldu. Ve çok kimse onun sayesinde geçinir oldu. Eve Besmele ile gir Ey oğul! Kapının önüne gelince Bismillahirrahmanirrahim
diyerek eve sağ ayağınla gir, orada bulunanlara selâm ver.
Eğer evde kimse yoksa, "Esselâmü aleynâ ve âlâ. ibâdillâhissâlihîn"
dersen, eve seninle beraber şeytanlar girmez. Her neye başlarsan
Besmele ile başla. Komşularına saygılı ol Ey oğul! Komşulanna saygılı ol. Komşu kadınlarının
büyüklerini ana, orta yaşlılarını kardeş, küçüklerim
kızın say, onlara o gözle bak ki, iyi hareket etmiş olasın. Teravih namazını kıl Ey oğul! Teravih namazını kılmakta çok büyük
sevap vardır. Hazret-i Ali teravih namazının sevabını
ayrı ayrı saydıktan sonra son gece için şöyle demiştir: "Ramazan'ın son gecesinde teravih kıldıktan
sonra Arş-ı Âlânın altından bir melek şöyle
seslenir: 'Her gece teravihi kılan mü'minler Cehennemden kurtulup
Cennete ve Allah'ın nur cemaline nail olurlar." Orucunu güzelce tut Ey oğul! Ramazan orucunu güzelce tut. Her kim Ramazan orucunu güzelce
tutarsa Hak Teâlâ onu bin yıl oruç tutmuş gibi sevap verir.
Cehennemle arası yerle gök arası kadar uzak olur. Nafile oruç tut Ey oğul! Diğer aylarda da oruç tutmak büyük ibadettir. Her
ayın Pazartesi, Perşembe günlerinde oruç tutana Cenab-ı
Hak yedi yüz yıllık sevap ihsan eder. İdarecilerin yanına işin olunca gir Ey oğul! İş başında bulunan zevatın yanına
zarurî bir işin olmadıkça gitme, tekellüfsüz yanlarına
girme, izin alarak edep ve terbiye ile gir. Söyleyeceklerini senden büyüğünden
ve aklı erenlerden sor. Meramını yavaşça ve güzelce
anlat. Onlara da hürmet göster. Emniyet mensuplarına iyi davran Ey oğul! Emniyet mensuplarıyla görüşmen gerekirse
kibirli davranma. Tatlı, gülerek ve edebe riayet ederek konuş.
Bir işleri düşer de yanına gelirlerse ikram et, hürmetlerini
kazan. Onlardan çirkin ve fena muamele görmeye sebebiyet verme. Yaşlılara saygılı ol Ey oğul! Orta yaşlı kimselerle görüştüğün
zaman onlara hürmet et, sözlerini kesme, edebinle otur, bir ihtiyaçları
olursa bitir. Onlara olan ihtiyacını güleryüz ve tatlı
dille söyle. İnat etme, kavga yapma, kendini sevdir. Delikanlılarla şakalaşma Ey oğul! Delikanlılarla şakalaşma. Ağır ve
sert konuşma. Suallerine cevap ver. Adlarıyla çağırma.
"Kardeşim, evladım, oğlum" diye seslen. Hürmetlerini
kazan. Hürmet insanın kendi elindedir. Hürmet edersen hürmet
bulursun. Halkla laübali olma Ey oğul! Halkın çoğu cahildir. Edep, erkân ve hürmeti
tam olarak bilemezler. İşlerine karışma, lâtife etme,
laubali, senli-benli olma. Çok samimi olup hürmetini ellerine verme,
cehaletleriyle gönlünü yıkarlar. Dostunu ziyarete gitmeden önce haber ver Ey oğul! Bir dostunu ziyarete gitmek istediğin zaman bunu önce
bildir. Habersiz gitme. Kapıya varınca da tekellüfsüz içeri
girme. Kapıyı çal, kapı açılıp "buyurun"
denilmesini bekle. Oturduğun vakit dört bir yanına bakınma.
Yemek gelirse, ev sahibinden önce sofraya el uzatma. Çabuk çabuk ağzım
şapırdatarak yeme. Ziyarette çok oturup usandırma. Çok
konuşma. Ev sahibinin hanımına dikkatle bakma. Kalkıp
gideceğin zaman gülerek vedalaş. Mahalle aralarında dolaşma Ey oğul! Zaruri bir işin olmadıkça mahalle aralarında
dolaşıp durma. Evinin pencerelerinden dışarı
bakma. Küçük çocuklarla oynama. Yabancı kadınlara bakma Ey oğul! Kimsenin hanımıyla şakalaşma. Bir kadını görünce iki kere bakma. İlk
bakışın günah sayılmaz, ikinci bakışta günah
yazılır. Hz. Ali "Ömrümde bir kadına şehvet gözüyle
bir kere dahi bakmadım" buyurmuştur. Bir kadına şehvetle bakmak göz zinasıdır.
Böyle birşey vaki olursa derhal istiğfar edersen affolunursun.
Olur olmaz yerlerde dolaşma. Bir kaza ve iftiraya uğramayasın.
Er olan böyle töhmet altında kalacak yerde dolaşmaz. Yaşlıların yanında edepli ol Ey oğul! Yaşlı kimselerle beraber bulunursan yanlarında
hürmetle ayakta dur. Oturursan diz çöküp edeple otur. Yaşı
ve bilgisi itibariyle senden büyük zatların tarafına geçme. Eğer
sana birşey sorarlarsa bildiğini söyle, bilgiçlik taslamak için
bilmediğini söyleme; belki onların aklı senden fazladır
da yanlışını fark ederler ve mahcup olursun. İki kişinin arasına oturma Ey oğul! İki kişi konuşurken aralarına girme.
Sana birşey söyledikleri zaman dinlemezlik yapıp etrafına
bakınıp durma. Yanında aksıran olursa, ona "Yerhamükellah"de. Yaşlı kimselerin yanından ayrılacağın
zaman selâm verdikten sonra ayrıl. Yolda giderken senden büyüğün
önünde yürüme. Ancak sen ondan âlim isen yürümeye hakkın vardır. Hâkimin huzuruna davacı olarak çıkma Ey oğul! Hâkim huzuruna davacı suretiyle gitmemeye çalış.
Bir hadis-i şerifte, "Dâvasından vazgeçen davacıya
Allah Taâla Cennette bir köşk verir ve derecesini yükseltir"
buyurulmuştur. Şayet gidersen hızlı konuşma. Yavaş
yavaş konuş. Acele edersen derdini anlatamazsın, sonra da
zarar görürsün. Hasmına ağır konuşma, hakaret etme. Sözünü bilerek söyle ki, belaya çarpılmayasın.
|