|
HAZRET-İ ALİ'NİN OĞLUNA NASİHATLARI |
|
Sevgili Peygamberimizin (a.s.m.) amcasıoğlu,
torunlarının babası ve ilk Müslüman çocuk şerefine
sahip olan Hazret-i Ali (r.a.) Hicretten 22 yıl önce 600 tarihinde
Mekke'de dünyaya geldi. 661 yılında Kufe'de vefat etti. İlim
ve hikmet dersini bizzat Peygamberimizden aldı. Hazret-i Ali Efendimiz, herkesçe cesaret ve kahramanlığıyla
tanınsa da, onun en büyük vasfı ilmi, takvası, dirayeti,
veciz ve özlü konuşmasıdır. "Ben ilmin şehriyim,
Ali ise kapısıdır" hadis-i şerifi, Hazret-i
Ali'nin ilminin üstünlüğünü göstermesi bakımından
dikkat çekicidir. Halifeliği döneminde valilere gönderdiği
emirnameler, yüzyıllar boyu bütün Müslüman idarecilerin kılavuzu
olmuş, bu mektuplar elden ele, dilden dile dolaşmıştır. Hazret-i Ali'nin en kalıcı ve zamanımıza
kadar gelen en güzel öğüt ve nasihatları
oğlu Hazret-i Hasan'a verdiği öğütlerdir. Hazret-i
Ali'nin hutbe, mektup, emirname ve özlü sözlerinin yer aldığı
başta Nehcü'l-Belağa olmak üzere, onun hakkında
yazılan birçok kitapta oğluna verdiği bu öğütler,
esasta aynı olmak üzere, farklı ifade ve rivayetlerle derlenmiş,
biraraya getirilmiş; Hazret-i Hasan'ın şahsında bütün
ümmetin istifadesine arz edilmiştir. Hazret-i Ali'nin bütün öğütleri ve güzel sözleri
şüphesiz bu kitapta yer alanlardan ibaret değildir. Biz bu öğütleri
başta 450 sayfalık Nehcü'l-Belâğa olmak üzere,
eski dergi koleksiyonlarından da derledik. Anlaşılması
ve istifadeye kolaylık sağlaması için de bazı sadeleştirmelerde
bulunduk. Hayatımın son anlarındayım Ey oğul! Hayatımın son demlerindeyim. Günden güne zayıflıyorum.
Onun için sana bu öğütleri bildirmekte acele ediyorum. Çünkü düşündüğüm
bütün şeyleri sana söylemek için fırsat bulamadan ecelimin
gelmesinden, vücudum gibi hafızamın da zayıflamasından,
heva ve heveslerin veya dünya fitnelerinin benim nasihatımdan önce
kalbine hâkim olmasından; bunun neticesi olarak da huysuz bir ata
benzemenden endişe ederek sana nasihatimin bir kısmını
yazıyorum. İyi insanların izini takip et Ey oğul! Benim bu vasiyetimden edineceğin şeylerin en hayırlısı,
Allah'tan korkup Ona sığınmak, Onun sana farz kıldığı
şeyleri yerine getirmek, ecdadının ve geçmiş iyi
insanların izini takip etmektir. Ecdadını örnek al Ey oğul! Şimdi sen kendi nefsine nasıl güven ve itimatla
bakıyorsan, senden önce gelip geçen ecdadın da aynı
şekilde kendilerine güveniyorlardı. Şimdi sen nasıl düşünüyorsan, onlar da
öyle düşünüyorlardı. Fakat neticede iyi
ve doğru şeyleri tuttular, vazifelerini noksansız
yapmaya çalıştılar. İşte onların neticede vardıkları
şeyi ve takip ettikleri yolda gitmek istiyorsan, onların baştan
takip ettikleri yolu aynen takip et. Fakat bu şüphelerini çoğaltmak
ve düşmanlarını arttırmak için değil, doğruyu
ve hakikati anlayıp öğrenmek için olsun. Allah'a sığın Ey oğul! Her hususta önce Allah'a sığın, Ondan başarı
dile. Seni şüpheye düşürecek veya bir kötülüğe itecek
şeyleri terk et. Kalbinin bütün kötülüklerden durulduğunu,
fikirlerinin toplandığını ve tek arzunun hakikat olduğunu
görünce sana söylediğim hususları düşünmeye başla. Şayet bunlara sahip olduğuna emin değilsen,
karışık mevzulara girme. Aksi halde önünü göremeyen
adam gibi olursun ki, her an içinden kurtulması zor olan çukurlara,
uçurumlara düşersin. Böylece karanlıklar içinde, zulmetler arasında
boğulup mahvolmaya mahkûm olursun. Önünü görmeden yürümek ve her an uçurumlara
yuvarlanmak tehlikesiyle karşı karşıya kalmak ise,
İslâmı öğrenmeye çalışanlara yakışmaz. Her şey Onun elinde Ey oğul! Bu tavsiyelerimi dinle ve anla. Her canlının ölümünü elinde tutan kim ise yaşamasını
elinde tutan da Odur. Varlıklara can verip yaşatan kim ise öldürecek
olan da Odur. Zenginleri fakir, fakirleri zengin yapan yine Odur. Her türlü belayı ve hastalığı veren
de O, şifa ve devasını veren de Odur. Dünya taşıyla, toprağıyla, rengiyle,
şekliyle, ağaçlarıyla ve meyveleriyle Onundur, Onun
takdiri üzerine hareket etmektedir. Ahiret Cennetiyle, Cehennemiyle ve bizim bilmediğimiz
daha birçok şeyleriyle Onundur. Herşeyi Allah'tan bil Ey oğul! Bu hususta birinin bilmediğini görünce onu,
cehaletine say. İlimde ne kadar ilerlersen, bilmediğin birçok
şey şüphesiz, yine bulunacaktır. Zira düşünme
ufkunun dışında, görme gücünün çok ilerisinde bulunan
nice şeyler vardır. Allah bazı şeyleri sana öğretmişse,
onu kendi gücünle meydana getirip kazandığını
zannetme. Çünkü sen, seni yaratan, rızıklandıran ve seni
en güzel bir surette meydana getiren Ulu Yaratıcıya sığın. İbadetin Onun için, aşkın Onun için,
korkun ve sevgin Onun için olsun. Peygamberi önder olarak al Ey oğul! Peygamberin Allah hakkında bildirdiğini hiç
kimse bildirmedi ve bildiremez. Onu bir önder ve kurtuluş ordusunun
kumandanı olarak kabul et. Allah'ın rızasını ara Ey oğul! İlâhî kudret karşısında kendi küçüklüğünü
ve zayıflığını düşünerek hareket et. Onun karşısında acizliğini ve güçsüzlüğünü
düşün. Her hususta Ona ihtiyacın vardır. Ona yönel, rızasını
dile. Cezasından kork. Emirlerini yerine getirmeye çalış.
Çünkü O iyilikten başkasını emretmez. Yasaklarından kaçın, çünkü O kötülükten
başkasını yasaklamaz. Daha iyi bir yerde konaklamak isteyen kervan gibisin Ey oğul! Dünyanın ve içinde bulunan her şeyin başka
bir yere göç edeceğini, âhireti ve orada insanlar için hazırlananları
bildirdim. Bunlar hakkında senin ibret alman için bazı
misaller verdim. Bu misallerle senin kurtuluşunu ümit ettim. Dünyayı bütün halleriyle bilen kimse, kervanın
içindeki bulunan bir yolcuya benzer ki, devamlı rahatı, temizliği,
havası daha iyi olan bir yerde konaklama hazırlığındadır. Bunun için yolculuğun her türlü zorluk ve sıkıntılarını,
arkadaşlardan ve maldan ayrılma ıztıraplarını
göze almış bulunmaktadır. Çünkü o gittiği yerde
daha iyi bir mesken bulacağından emindir. Oralarda eski elemlerden hiçbirini görmeyeceğini,
rahat ve saadet içinde yaşayacağını şeksiz
şüphesiz bilmektedir. Onun için kendisini buraya ulaştıran ve eski
yerinden daha iyi bir yer bahşeden Birisinden başka düşüncesi
yoktur. Dünyada kendisine verilen nimetlerle mağrur olup
sonunu düşünmeyen kimse ise, çok verimli bir topraktan, verimsiz,
kıraç bir toprağa göç etme mecburiyetinde kalan bir kervana
benzer ki, onun için bu göçten daha feci bir şey düşünülemez. Herkesi kendin gibi bil Ey oğul! Kendini başkaları için ölçü kabul et. Diğer
insanları tıpkı kendin gibi tut. Kendi nefsin için istediğin şeyi başkaları
için de iste. Kendi nefsin için sevmediğin şeyi başkaları
için de sevme. Kendine iyilik yapılmasını istediğin gibi başkalarına da iyilik et. Başkalarında kötü gördüğün şeyi
kendin için de kötü gör. Başkalarına yaptığın şey
kadar sana da yapılırsa ona razı ol. Yaptığından
fazlasını isteme. Sana söylenmesini istemediğin şeyi sen de diğerlerine
söyleme. Başkalarının seni nasıl görmesini
istiyorsan, sen de başkalarını öyle gör. Kendini beğenme Ey oğul! Kendini beğenmek kesinlikle doğru değildir. Kibir kalbin âfetidir. Bütün gücünle çalış, malını
senden sonra gelecek mirasçılar için hazırlayıp
biriktirme. Allah için bağışlanacak yerlere dağıt. Arzu ettiğin bir şeyi elde edersen onu kendinden
bilme. Allah'a şükret ve Ondan her zaman kork. Gücünün yetmediği şeylere karışma Ey oğul! Önünde, seni âhirete götürecek uzun bir yol ve sıkıntılı
günler var. Dünya malından sana yetecek miktarını düşün
ve sadece onu al. Başkasını yüklenme. Zira ondan zarardan
başka bir şey gelmez. Gücünün yetmediği şeylere karışma. Fakirleri görürsen onlara yardım et. Onlar hem üzerindeki
ağırlığı kaldırırlar, seni malın
felaketinden kurtarırlar, hem de ihtiyacın olduğu zaman (kıyamet
gününde) onu sana geri verirler. Gücün yettiği kadar sadakayı arttır. Eğer
böyle yapmazsan ihtiyacın olduğu zaman onu ararsın, fakat
bulamazsın. Dara düştüğün zaman sana geri vermek üzere,
zenginliğinde, senden ödünç isterse, isteyenleri reddetme. İyi kimselerle düş kalk Ey oğul! İffeti muhafaza ederek çalışmak kötülükle
zengin olmaktan hayırlıdır. İnsanın sırrını en iyi yine
kendisi muhafaza eder. Bazı kimseler bulunur ki, kendi zararına çalışır. Çok konuşan, dostlarını gücendirir, düşünceli
olan insan iyi görür. İyi kimselerle düş kalk ki, onlardan olasın. Hayırsız kimselerden uzak dur ki, onlardan ayrılmış
olasın. Haram ne kötü yemektir Ey oğul! Haram ne kötü yemektir. Güçsüzlere zulüm, zulmün en
çirkinidir. Tecrübe ettiğin şeylerin hayırlısı
sana ibret verendir. Alçak tabiatlı yardımcılarda, kötü
zan sahibi dostlarda ihtiyar ve irade yoktur. Sakın inat bineği sana üstün gelmesin. Sertlik gösterene yumuşak ol Ey oğul! Nefsini; kardeşin seninle irtibatı kestiğinde
onunla irtibata, sana yüz çevirdiğinde lütfa, pintiliğinde cömertliğe,
uzaklaştığında yakınlığa, şiddetlendiğinde
yumuşaklığa, suç işlediğinde özür dilemeye
şevket. Sakın bu hareketi yersiz,olarak yapma. Yahut ehil
olmayanlara yapma, Dostunun düşmanını dost edinme ki, dostuna
düşmanlık etmiş olursun. Kin ve kızgınlığını hazmet.
Çünkü ben, sonu bundan daha tatlı, daha lezzetli bir lokma görmedim. Sana sertlik gösterene yumuşak ol ki, o vakit o da
yumuşasın. Düşmanına iyi davran Ey oğul! Düşmanına iyilikle muamele et. Çünkü bu iki
zaferin biridir. Kardeşinle münasebeti kesmek istesen dahi geri dönülecek
bir yer bırak. Belki birgün olur münasebete lüzum görülür. Hakkında iyi düşünen kimsenin zannını
hareketlerinle tasdik et. Aranızdaki samimiyete bakarak kardeşinin hakkını
zayi etme. Çünkü hakkını zayi ettiğin kişi hiçbir
zaman senin kardeşin olamaz. Ailene iyi davran Ey oğul! Hiçbir zaman ailen sana halkın en kötüsü olmasın.
Kardeşin senden ayrılmaya, seninle beraber olmaktan kuvvetli
olmasın. Rızık: Sen ona gitmezsen, o sana gelir Ey oğul! Rızık ikidir. Birini sen ararsın, biri de
seni arar. Eğer sen ona gitmezsen o sana gelir. İhtiyaç zamanında yumuşaklık, istiğna
vaktinde sertlik ne çirkin haldir! Dünyadan sana olan vazife, ancak gideceğin yeri
yoluna koymaktır. Elinden gidene üzülüyorsan, eline geçmeyen şeylere
de üzül. Olmayanları olanlarla anla. Çünkü işler
birbirine yakındır. Acıyı gördükten sonra öğütten ibret
alanlardan olma. Çünkü insan öğütle, hayvan dayakla terbiye
kabul eder. Nefsin arzularına uyma Ey oğul! Keder yüzünden gelecek sıkıntıyı sabır
ve metanet kuvvetiyle ve ilmi yakin elde ederek defet. Gerçek dost, sen yokken seni tasdik edendir. Nefsin arzularına uymak bir çeşit körlüktür. Asıl garip, bir dosta sahip olmayan kişidir. Hakka tecavüz eden kişi sapa yola girer. Kifayet miktarı ile kanaat eden doğru yolu bulmuş
olur. Kötülüğü geciktir, çünkü onu ne vakit istesen
yapabilirsin. Akrabalarına hürmet et Ey oğul! Ahmak adamın seninle irtibatı kesmesi, akıllıya
kavuşmaya denktir. Kudret değişince zaman da değişir. Başkalarından naklen de olsa, gülünç şeyler
söylemekten sakın. Akrabalarına hürmet et, çünkü onlar senin kolunun
kuvvetidir. Ölmeden önce Allah'ı razı et Ey oğul! Önünde çıkılması ve geçilmesi pek güç
bir basamak vardır. Orada yükü hafif olanlar ağır
olanlardan daha kolay geçer. Üzerinden zorla geçenler çabuk geçenlerden
daha zararlıdır. Bu basamağa ulaşan her insan ya
Cennete veya Cehenneme gider. Bu menzile ulaşmadan önce kendi
nefsine dön ve hesaba çekilmeden önce kendini hesaba çek. Oraya ulaşmada
yolunu düzelt. Ölümünden sonra Allah'ı razı etmek için sana
hiç fırsat verilmez. Herşeyi Allah'tan iste Ey oğul! Yerin ve göklerin içinde bulunan her şeyi elinde
tutan Zat, sana kendisinden istemek ve dua etme nimeti verdi. Duana icabet
edeceğine de söz verdi. Sana bir şey vermesi için kendisine
dua etmeni emretti. Ondan rahmet dile ki sana rahmet etsin. O, seninle
Kendisinin arasına bir perde koymadı ve seni korumak için başkasına
teslim etmedi. Tevbeyi geciktirme Ey oğul! Bir kötülük işlediğin zaman Ona dön ve tevbe
et. O, kendine döndüğün için seni ayıplamaz. İşlediğin
günahın cezasını vermekte acele etmez. Yaptığın
suçu başkalarına bildirmez. Tevbe etmeni de zorlamaz. Günahları
niçin işlediğin hakkında seninle münakaşa etmez. Allah'ın rahmetinden ümidini kesme Ey oğul! Allah'ın rahmetinden ümidini kesme. Ancak O, günahtan
dönmeyi sevapla mükâfatlandırır. Kötülüğün karşılığım
bir, iyiliğin karşılığın da on misli kabul
eder. Sana dönme ve tevbe kapısını açık bıraktı.
Ona hitap edersen hitabını duyar, içinden bir şey istersen,
ne istediğini bilir. O, gizliyi açık olan şey gibi bilir.
İstediğini arz etmeden, içini Ona dökmeden dertlerini ve sıkıntılarını
bildirmeden O bilir. İşlerinde muvaffak olmak için Ona sığın. Allah niyetine göre verir Ey oğul! Allah bütün hazinelerinin anahtarını eline
verdi. Dilediğin zaman kapılarını dua anahtarı
ile açarsın. Dilediğin zaman semanın kapılarını
açar, ölü toprağa hayat veren yağmurları indirirsin.
Fakat istediğin şeyin hemen yerine gelmemesinden endişe
edip ye'se düşme. Onun vermesi senin niyetine göredir. İstediğin
şey verilmeyebilir. Fakat onun yerine onun daha hayırlısı
verilir. Belki istediğin şey yerine üzerinden bir bela kaldırılır.
Ki bu senin için daha hayırlıdır. Belki istediğin
yerine getirilirse sana veya inancına bir tehlike teşkil
edebilir. Bunu da Allah kabul etmez ve istediğini yerine getirmez. Ahiret için yaratıldın Ey oğul! Yapacağın işler senin ve dinin için haylırlı
olsun. Sana günah yükleyecek işleri yapmaktan sakın. Mal yanında kalmaz, sen de malın yanında
kalmazsın. Dünya için değil, âhiret için yaratıldın.
Ölüm için yaratıldın, burada yaşamak için değil. Ne zaman terk edeceğini bilmediğin bir
menzildesin. Âhiret için kâfi derecede azık hazırlayabileceğin
bir yerdesin. Âhiret yolunu tutmuş, gitmek üzeresin. Nereye kaçarsan kaç, seni takip eden ölümden
kurtulamazsın. Onun seni bir kötülük üzerinde iken yakalamasından
ve tövbe etmemekten kork. Şayet böyle bir şekilde yakalanırsan kendi
kendini helak etmiş olursun. O zaman seni hiçbir kimse kurtaramaz. Ölümü çok hatırla Ey oğul! Ölümü çok hatırla. Bugün ele geçirmek için çırpındığın
ve âhirette kendisinden hesaba çekileceğin şeyleri şimdiden
düşün. Hesap için hazırlıklı ol. Ani düşersen
mağlup olursun. Dünyaya aldanma Ey oğul! İnsanların dünyada uzun süre yaşamaları
ve istedikleri gibi gezip tozmaları seni mağrur etmesin. Allah dünyanın halini ve sonunun geleceğini açıkça
bildirdi. Dünya havlayan köpek ve vahşî hayvanlar gibidir.
Birbirlerine saldırırlar. Zengin fakiri yer, büyük küçüğü
ezer, kahreder. Bazıları konaklamış kervanın
hayvanları gibi bağlı, bazıları da bağından
boşanmış, başıboş, sonu meçhul bir yolun
yolcusu olmuştur ki, bunlardan birinci grup fakirler ve hiçbir
şeye gücü yetmeyen zayıflar; ikincisi ise, kuvvetli olanlardır. Bil ki, bunlar sarp bir vadide bela ve âfete uğramış
sürüler gibidir. Kendilerini güdecek bir kimse olmadığı
gibi, bu vadiden kurtuluş yolunu gösterecek de yoktur. Dünya, gözlerindeki Hûda nurunu söndürüp onları
karanlık yollara sürükledi. Böylece onlar da nereye gideceklerini
şaşırdılar. Dünya denizinin içine girerek dalgalarla ölüm kalım
savaşı verdiler. Dünyayı bir kurtarıcı sandılar.
Oynadılar, oynaştılar, fakat ondan sonrasını düşünmediler. Bu gafletten uyanıldığı zaman
cehaletin haktan gizlediği şeyler şüphesiz meydana çıkacaktır.
Bütün insanlar bineklere binmişler, pek kısa bir zaman sonra
da bu neticeye ulaşacaklardır. Fakat buna rağmen yolu takip
edenler daha çabuk varır. Ecelinden kaçamazsın Ey oğul! Kimin bineği gece ve gündüz gibi olursa, kendisi
dursa da yoluna devam eder. Evinde istirahat içinde bulunmuş olsa
da, uzun mesafeleri pek kısa bir zamanda aşar ve hedefe, farkında
olmadan ulaşır. Dünyada gayene ulaşamazsın. Ecelinden kaçamazsın.
Senden öncekilerin yolunu takip etmek mecburiyetindesin. Bunun için doğru
ol. Hak için çalış, hak olmayan şeyden uzak dur.
Helalinden kazan. Böyle yapmazsan elindeki de gider. Herkes istediğine kavuşamaz Ey oğul! Her isteyen isteğine kavuşamayabilir. Her kötülük
işleyen de mahrum olmayabilir. Bir kötülük seni en üstün
mertebelere ulaştıracak olsa bile kendi nefsini ondan alıkoy.
İnsan, malı kendisini korumak için toplar. Fakat malı
toplarken kendini onun yolunda harcamaktan sakın. Aksi takdirde
kaybettiğin şey topladığından çok daha hayırlı
ve iyidir. Şerle kazanılan hayır hayır değildir Ey oğul! Allah seni hür yaratmıştır. Başkasına
kötülük yapma. Şerle kazanılan hayır, hayır değildir.
Kötülükle elde edilen iyilik de iyilik değildir. Allah ile aranda bir perdenin olmasını
istemiyorsan açgözlülükten sakın. Tamahkârlık seni helâkete
götürür. Sen kendine düşen payı idrak edebilir ve ona
uyabilirsin. Allah'tan gelen az da olsa kullardan gelen çok şeylerden
daha iyidir. Susmayı tercih et Ey oğul! Susarak kaçırdığın bir şeyi telâfi
etmek konuşarak gücendirdiğin bir kalbi tamir etmekten daha
kolaydır. Tulumdaki suyu muhafaza etmek, ağzını sıkı
bağlamakla olur. İffetle içindeki fakirlik daha iyidir Ey oğul! Elde bulunan malı muhafaza etmek, başkasının
elinde bulunan malı elde etmeye çalışmaktan iyidir. İffet içinde fakirlik ve çalışmak, haksız
yollardan zengin olmaktan hayırlıdır. Çok konuşan çok yanılır Ey oğul! |