UMRE'NİN
MAHİYETİ VE HÜKMÜ
Resûl-i
Ekrem (sav)'in: "Umre, ikinci bir umreye kadar yapılan günahların
keffaretidir. Hacc-ı Mebrur'un ise cennetten başka karşılığı
yoktur"(189) buyurduğu bilinmektedir. Hanefi fûkahası; mali
kudreti ve sıhhati müsait olan mü'minlere umre vacip midir, yoksa sünnet
midir? noktasında ihtilâf etmiştir.(190) İbn-i Abidin bu konuyu
izah ederken: "Cevhere sahibi vacip olduğunu sahihlemiştir. Bazıları
ona mutlak olarak "Sünnet" adını vermişlerdir. Ama bu
vücûba aykırı değildir." Rivayetten anlaşılan sünnet
olduğudur. Çünkü İmam-ı Muhammed (rh.a) umrenin tetavvû olduğunu
nassan söylemiştir. Fetih sahibi buna meyletmiş ve delilleri
naklettikten sonra: "Vacip ve nafile olduğunu iktiza eden deliller çatışmıştır.
Binaenaleyh biri sabit olmayıp mücerred Peygamber (sav) ile Ashabının
ve tâbiûn'un fiilleri kalmıştır. Bu da sünnet olduğunu
icabeder; biz de buna kail olduk" demiştir"(191) hükmünü beyan
etmektedir. Molla Hüsrev "Umre sünnetir.
O, Kâbe-i Muazzama'yı tavaf ve safa ile Merve arasında sa'y
etmektir. Umre yılın bütün günlerinde caizdir. Sadece Arefe gününde
ve Arefe gününden sonra gelen dört günde mekruhtur. Çünkü o günler haccın
ve hacca bağlı olan amellerin vakitleridir"(192) buyurmaktadır.
Feteva-ı Hindiyye'de: "Şer'i şerif'te umre; sıfat,ı
mahsusa üzere, Kâbe-i Muazzama'yı ziyaret ve Safa ile Merve arasında
sa'y etmektir. Bunlar ihramlı olarak yapılır. Serahsi'nin Muhıyt'inde
de böyledir. Bize göre umre sünnettir, vacip değildir. Bir yıl içerisinde
birden fazla umre yapmak da caizdir."(193) Hükmü kayıtlıdır.
Bahsin devamında da Umre'nin rüknü, vacipleri, şartları ve sünnetleri
izah olunmuştur. Şimdi bunlar üzerinde duralım:
1. UMRE'NİN RÜKNÜ: Umre'nin bir rüknü vardır, o da
tavaf'tan ibarettir.
2. UMRE'NİN VACİPLERİ: Umre'nin Safa ile Merve arasında
sa'y etmek ve tıraş olmak
üzere iki vacibi vardır.
3. UMRE'NİN ŞARTLARI: Vakit hariç, haccın şartlarının
tamamı umrenin de şartlarıdır.
4.UMRE'NİN SÜNNETLERİ VE EDEBİ: Sa'yi tamamlayıncaya
kadar, haccın sünnetleri ve edebleri,
umre için de aynen geçerlidir.
İmam-ı Merginani:
"Bize göre umre sünnettir. İmam-ı Şafi
(rh.a) indinde ise farzdır. Zira onun için Resûl-i Ekrem (sav)'in:
"Umre bir farizadır. Tıpkı hacc farizası gibi"
Hadis-i Şerifi vardır. Bizim için ise Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Hacc
bir farizadır. Umre ise bir tetavvûdur" Hadis-i Şerifi esastır.
Çünkü umre, hiçbir vakitle kayıtlı değildir. Umre, ondan başka
birşeyin niyetiyle de edâ olunur. Bu ise tetavvû (Sünnet) olmasının
işaretidir. İmam-ı Şafii (rh.a)'nin rivayet ettiği
Hadisin tevili ise; umre bir takım amellerle takdir olunmuştur. Tıpkı
hacc ibadetinde olduğu gibi. Zira Hadis-i Şerif'ler arasındaki
tearruz (Biri bırakılmadan, diğeriyle amel edilemiyen, birbirinin
zıddı) ile farziyyet sabit olmaz"(194) hükmünü beyan
etmektedir. Sahabe-i Kiram "Umre" için "Küçük hacc" demiştir.
İbn-i Abidin: "Ramazan ayında umre yapmak başka zamanda umre
yapmaktan efdaldir. Fetih sahibi bunu İbn-i Abbas'tan rivayet edilen şu
hadisle istidlâl etmiştir: "Ramazanda bir umre yapmak, bir hacca
bedeldir" Müslim'in bir tarıkinde: "Bir hacc iktiza eder veya
benimle bir hacc" denilmiştir. Müslim demiştir ki: "Selef -
Allah onlar sebebiyle bize rahmet etsin-" Umre'ye "Küçük hacc"
derlermiş. Peygamber (sav) dört defa umre yapmıştır. Sahih
rivayete göre bunların hepsi hicretten sonra Zilkâde ayında olmuştur"
tamamı oradadır(195) buyurmaktadır.