MİKATLAR
(İHRAM'A GİRME YERLERİ)
Önce
kelime üzerinde duralım. "Mikat"; sınırlanmış
vakit manasına gelir ama, yer için istiare edilmiştir. Yani ihrama
girme yeri manasınadır.(66) Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Hiç kimse
mikat'a tecavüz edemez, ancak oradan ihramlı olarak geçebilir"(67)
buyurduğu bilinmektedir. Bu Hadis-i Şerifi esas alan Hanefi fûkahası;
"İster hacc, ister umre, isterse başka bir niyyetle olsun (ticaret,
seyahat vs.) hiç kimse mikatlardan ihramsız olarak geçemez. Zira ihramın
vacip olması, o mekâna ta'zim ve hürmet içindir. Dışardan
gelen kimseler Resûl-i Ekrem (sav)'in beyan buyurduğu mikatlara geldikleri
zaman, ihrama girmeleri farz olur"(68) hükmünde ittifak etmiştir.
İbn-i Ömer (ra)'den rivayet edilen bir Hadis-i Şerif'te Resûl-i
Ekrem (sav): " Medine'liler Zü'l-Huleyfe'den, Şamlılar Cuhfe'den,
Necidliler Karn'dan, Yemenliler de Yelemlem'den ihrama girerler"(69)
buyurmuştur. Hz. Aişe (r.anha) validemizden rivayet edilen diğer
bir Hadis-i Şerif'te: "Peygamber (sav) Medineliler için Zü'l-Huleyfe'den,
Şamlılar ve Mısırlılar için Cuhfe'den, Iraklılar
için Zat-ü Irk'dan, Yemenliler için Yelemlem'den ihrama girmeyi mikat tayin
buyurdu".(70) İbn-i Abbas (ra)'dan da, aynısı rivayet olunmuştur.
Hz. Ömer (ra) halka karşı bir hutbesinde: "Sizden kim hacc için
ihrama girmek isterse, mikattan başka yerden girmesin. Peygamberimizin gösterdiği
mikatlar ise şunlardır: "Medineliler ve oradan geçerek olan
yabancılar için "Zü'l-Huleyfe", Şamlılar ve ordan geçecek
gelen yabancılar için "El
Cuhfe", Necidliler ve ordan geçerek gelen yabancılar için "Karn",
Yemenliler ve ordan geçerek gelen yabancılar için "Yelemlem" ve
nihayet Iraklılar ve o yolla gelen diğer müslümanlar için "Zat-ü
Irk"tır."(71)
Şimdi bu mikatlar hakkında kısaca bilgi verelim: "Zü'l-Huleyfe":
Medineliler ve Medine'den geçerek hacca giden müslümanlar için mikattır.
Medine'ye olan uzaklığı 7,5 km. civarındadır. Mekke-i Mükerreme'ye
olan uzaklığı ise; 413 km.'dir. "Zat-ü Irk": Irak'lıların
ve Irak üzerinden hacca gidecek olan kimselerin mikatıdır. Akik
vadisine bakan "Irk" dağından isimlendirilmiştir. Fûkaha'dan
bazıları akik vadisinde ihrama girmenin efdal olduğuna kaildirler.(72)
Bu mikatın Mekke'ye olan uzaklığı 94 km.'dir. "El Cuhfe";
burası bir köydür. "El Cuhfe" denilmesinin sebebini İbn-i
Abidin şu şekilde izah ediyor: "Cuhfe; kıyıda su kalıntısı
manasına gelir. Bu yere, bu ismin verilmesi, bir zamanlar sel gelip
ahalisini götürdüğü içindir. Asıl adı "Mehyea"dır.
Lâkin söylendiğine göre nişanları kalmamış, yalnız
bazı gizli kalıntıları vardır ki, onları da hemen
hemen bazı Bedevi'lerden başka kimse tanıyamaz. Onun için Allahü
alem. Hacılar ihtiyaten "Râbıd" denilen yerden ihrama
girmeyi tercih etmişlerdir. Bazıları da "Rabiğ"
derler.(73) Bu mikatın; Mekke'ye olan uzaklığı 320 km.'dir.
"Karn veya Karnü'l Menazil"; Necidlilerin ve o istikametten hacca
gelen kimselerin mikatıdır. "Karn"; Arafat'a doğru
uzanan bir dağın ismidir. Mekke-i Mükerreme'ye olan uzaklığı
44 km. civarındadır. "Yelemlem": Yemenlilerin ve o yönden
gelen yabancıların mikatıdır. "Yelemlem"; bir dağın
ismidir. Bu mikatın Mekke'ye olan uzaklığı da 47-50 km.
civarındadır.
Ticarî bir niyetle mikatlardan geçen, fakat Mekke'ye uğramaya niyyet
etmeyen kimsenin ihrama girmesi vacip değildir.(74) Mesela; mikatlarla
harem arasında bulunan "Cidde" şehrine, ticari anlaşmalar
için giden ve Mekke'ye uğramayı düşünmeyen kimse ihrama girmez.
Mikatlarla, Mekke arasındaki bölgede ikamet eden mü'minlerin mikat;
"Hıll" ismi verilen mevkidir.(75) Mekke'de ikamet eden mü'minler
hacc ibadeti için ihrama evlerinde girerler.(76) Ancak umre yapmak isteyen
Mekkeli, ihrama girmek için "Hıll" bölgesine çıkmak
durumundadır. Feteva-ı Hindiyye'de: "Umre yapmak isteyen Mekkeli,
hangi yönden isterse ordan Hıll'e çıkar. Muhıyt'te de böyledir.
Ancak umre için en efdal olan mikat yeri "Ten'im"dir."(77) hükmü
kayıtlıdır.
Mikatlar içinde ikamet eden mü'minler, ihtiyaçlarından dolayı
ihramsız olarak Mekke'ye girebilirler. Hanefi fûkahası; bu beldelerde
oturan kimselerin giriş ve çıkışlarının devamlı
olacağını esas alarak, her seferinde ihrama girmelerinde zorluk
olduğunu beyanla, ihrama ihtiyaç olmadığına kail olmuştur.(78)
İmam-ı Serahsi: "İbn-i Ömer (ra) Mekke'den Medine'ye gitmek
üzere yola çıktı. Kadid adı verilen bölgeye geldiğinde
kendisine "Medine'de fitne'nin zuhur ettiğine" dâir haber ulaştı
Bunun üzerine İbn-i Ömer (ra) Mekke'ye geri döndü ve ihrama girmedi.
Bundan da anlaşılmaktadır ki, mikatlar dahilinde bulunanlar tıpkı
Mekkeliler hükmüne dahildirler. Çünkü her zaman Mekke'ye girmeye ihtiyaçları
vardır. Her seferinde ihrama girmek şart kılınsa; bu
insanlar için açık bir zarar ve zorluktur"(79) hükmünü zikreder.